Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster – Erich Fromm
Erich Fromm, modern insanın ruhsal sıkışmışlığını anlamak isteyenler için güçlü bir rehberdir. Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster düşüncesi, Fromm’un “Sahip Olmak mı, Olmak mı?” ekseninde geliştirdiği insan ve toplum eleştirisinin merkezinde yer alır. Ona göre insan, yaşadığı toplumdan bağımsız düşünülemez; bireyin düşünceleri, arzuları ve hatta “kendisi için yaptığını sandığı” eylemler bile çoğu zaman toplumun onay mekanizmaları tarafından şekillendirilir.
İnsan Özünden Neden Vazgeçer?

Fromm’a göre modern insanın en büyük yanılgısı, kendini başkalarının gözünden tanımlamasıdır. Beğenilmek, kabul görmek ve fark edilmek uğruna yapılan her şey, bireyi kendi özünden biraz daha uzaklaştırır. İnsan, kendini başkalarıyla kıyasladıkça; sosyal normlar, sahte algılar ve manipülatif görüntüler arasında sıkışır. Bu kıyasın nesnesi artık “insan” değil, birer imajdır. Kitapta vurgulanan temel meselelerden biri yabancılaşmadır. İnsan; kendine, çevresine ve üretimine yabancılaştıkça yalnızlaşır. Bu yalnızlık ise zamanla üretme, yaratma ve “olma” kapasitesini köreltir.
Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster
Fromm’a göre yaratamayan insan, bu içsel boşluğu ya sahip olarak ya da yok ederek doldurmaya çalışır. Sahip olmak; güç, statü ve maddi birikim üzerinden kendini var etme çabasıdır. Yok etmek ise hem doğaya hem insana hem de kişinin kendi özüne yönelmiş bir yıkım biçimidir. Fromm, insanın değerinin sıralamayla, başarı listeleriyle ya da başkalarının onayıyla ölçülemeyeceğini savunur. Değer, insanın “olma” hâlindedir. Kendisiyle temas eden, iç dünyasını tanıyan ve üretme cesareti gösteren birey; kalabalıklar içinde bile yalnız kalmaz. Aksi hâlde kitle iletişimi ve toplumsal baskılar, bireyi kolayca yönlendirilebilir bir varlığa dönüştürür. Kitabın temel sorusu şudur: “Sahip olduklarımızı kaybedersek, geriye bizden ne kalır?”
Fromm’un cevabı nettir: Eğer “olmayı” inşa etmediysek, geriye yalnızca boşluk kalır.
Bir yanıt yazın