Rezonans Kanunu – Pierre FRANCKH
Rezonans; yansıma, titreşim ve uyum anlamına gelir. Kuantum düşünce yaklaşımında rezonans kanunu, zihnimizin ve duygularımızın belirli bir frekansta titreştiğini ve bu frekansla uyumlu deneyimleri hayatımıza çektiğimizi savunur. Yani bilincimizi bilinçli bir şekilde yönettiğimizde, gerçekleşmesini arzu ettiğimiz durumlarla aynı rezonans alanına girebiliriz. İnandığımız şeyler yalnızca zihinsel düşünceler değildir; aynı zamanda güçlü birer enerjidir. Çünkü inançlar kalpten yayılır. Kalpten gelen enerji, zihinden gelen enerjiden çok daha güçlüdür. Bu nedenle yalnızca istemek değil, gerçekten inanmak ve o inançla yaşamak yaratım sürecinin temelidir. İstek; arzu frekansındadır, inanç ise yaratım frekansında.

Gerçekleşme İhtimali Olan Tüm Olasılıklar Bilinç Alanında Mevcuttur
Bugün düşündüğün şey, yarın dönüşür. Hayatında tekrar eden döngüler, çoğu zaman aynı düşünce kalıplarının ürünüdür. Bir problemi, onu doğuran düşünce yapısıyla çözmek mümkün değildir. Bu yüzden dönüşüm, önce farkındalıkla başlar. Yakın gelecekte gerçekleşme ihtimali olan tüm olasılıklar, zaten şu an bilinç alanında mevcuttur. Kuantum bakış açısına göre hiçbir şey yoktan var olmaz; yalnızca potansiyelden açığa çıkar. Kaygı, bu potansiyeli kirletir. Kaygı; henüz yaşanmamış bir geleceği, bugünden olumsuz bir enerjiyle beslemektir. Oysa kaygı duymak yerine, içimizdeki yaratıcı güce alan açmak mümkündür.
Yaratıcılık, yüksek bir frekansta çalışır. Cesaret veren filmler izlemek, ilham aldığımız insanlarla vakit geçirmek, üretmeye teşvik eden içeriklerle beslenmek rezonansımızı yükseltir. Tarih boyunca pek çok yenilikçi fikir, ilk ortaya çıktığında “delilik” olarak görülmüştür. Ancak bir fikir kabul edilene kadar, onu taşıyan kişi cesaretle yoluna devam etmek zorundadır. Başkalarının onayına bağımlı yaşamak, hayatın direksiyonunu başkasına vermektir. Oysa kontrolü eline aldığında, geçmişi düşünmeden geleceği değiştirebilirsin. Çünkü geçmiş sadece bir deneyimdir; kader değildir.
Kendine şu soruları sormak güçlü bir başlangıçtır:
Hayatımda hiç yenilgi olmasaydı ne yapardım?
Sahip olmak istediklerimle ilişkim ne kadar sağlıklı?
Kendi başarı hikâyemi nasıl yazmak istiyorum?
10 yıl sonra, 20 yıl sonra kendimi nerede görüyorum?
Rezonans kanunu bize şunu hatırlatır: Uzun vadeli etkileri düşünmeden atılan adımlar geçici sonuçlar doğurur. Oysa bilinçli niyet, duygusal uyum ve kararlı eylem birleştiğinde hayat, tam da senin frekansına göre şekillenir.
Bir yanıt yazın